will

(English - Turkish)

f. dilemek, arzulamak, istemek, amaçlamak, azmetmek, niyet etmek, istekte bulunmak, emretmek, buyurmak, vasiyet etmek

i. azim, irade, istek, arzu, dilek, niyet, amaç, vasiyet, vasiyetname

If you do this job well, I'll give you a raise. (Bu işi iyi yaparsanız maaşınızı artıracağım.)




Translate from:Translate to:
Translating