push

(English - German)

schieben; treiben; stoßen; Schub

push

(English - Turkish)

it; itmek; dürtmek; dürtüş; düğme; hücum; ihtiyaç; itiş; itmek dürtmek; kakış; saldırmak; sürme; sürmek; sıkıntı; sıkıştırmak; yürütmek; arka çıkan kimse; atak; baskı yapmak; çaba harcamak; çete; devam etmek; gayret; grup; hamle; kakmak; kitle; merdiven dayamak; reklamla satmak; sıkışık durum; topluluk; torpil; uğraşmak; uyuşturucu satmak; itelemek; zor durum; zorla kabul ettirmek; zorlama; zorlamak





Translate from:Translate to:
Translating