live

(English - Turkish)

barınmak; canlı; diri; sağ; yaşamak; beslenmek; eğleşmek; geçinmek; geçirmek; ikamet etmek; oturmak; zinde; elektrik yüklü; elektrikli; güncel; hareketli; hayat dolu; hayatta kalmak; naklen; parlak; sönmemiş; yanmamış; yaşayan





Translate from:Translate to:
Translating