jam

(English - Turkish)

sıkıştırmak; kilitlemek; izdiham; reçel; marmelat; sıkışma; sıkışmak; sıkıştırılma; basmak; basit şey; çocuk oyuncağı; durdurmak; kolay şey; parazit yapmak; sıkışıklık; sıkmak; takılmak; tıkamak; tıkanıklık; tutukluk yapmak; yayını bozmak





Translate from:Translate to:
Translating