corrupt

(English - Turkish)

ayartmak; bozmak; bozuk; fesat; fırsatçı; kötü; küf; namussuz; pis; çürük; çürüklük; çürümüş rüşvetçi; ahlaksız; baştan çıkarmak; bayağı; bozulmuş; bulaştırmak; çürütmek; mahvetmek; rüşvet vermek; yozlaşmış; yiyici





Translate from:Translate to:
Translating