rich

(English - Turkish)

zengin; varsıl; ağır; bereketli; bitek; bol; bol bol; gür; hoş; para; servet; tuhaf; verimli; yağlı; yağlılık; ağır (yiyecek); besleyici; besin değeri yüksek; canlı (renk); değerli; esprili; komik; nükteli; pahada ağır; pahalı; paralı; varlıklı; yoğun





Translate from:Translate to:
Translating