shape

(English - Turkish)

şekil; biçim; hal; ayarlamak; biçimlendirmek; durum; düzenlemek; endam; hayal; hayalet; heyet; kalıp; suret; tayf; yaratmak; şekil biçim; şekillendirmek; biçim almak; dış görünüş; düzgün biçim; form; gelişmek; kalıbını almak; maske; model; ortaya çıkmak; şekil almak; şekil vermek; şekillenmek; yönlendirmek





Translate from:Translate to:
Translating